
Gazze, İsrail'in savaş suçlarına iki yıldır maruz kalıyor ve bu durumdan en çok çocuklar zarar görüyor.
İsrail, Gazze'deki sınırları kapatıp yardımların ulaşmasını engellemekte ve bu durum da Gazze'yi bir kıtlığın eşiğine getirmekte. Bu zorlu koşullarda yaşayan ve doğuştan beyin atrofisi hastalığına sahip olan 10 yaşındaki Nafız Muhammed Nasr, 8 kilogramlık bir iskelet hâline geldi.
İsrail'in Gazze'deki soykırım politikalarının ikinci yılında, Filistinliler modern tarihin en acımasız ve zalim saldırılarına tabi tutuluyor ve insanlık dışı koşullarda yaşamaya zorlanıyorlar.
İsrail, Gazze'de "aç bırakma, susuz bırakma, öldürme, yerinden etme, alıkoyma, işkence etme, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan mahrum bırakma" gibi sayısız suçları, Filistinlilere karşı bir silah olarak kullanmaktadır.
İSRAİL AÇLIĞI SİLAH OLARAK KULLANIYOR
İsrail, Gazze'deki soykırımını sadece ağır silahlar ve bombalarla değil, aynı zamanda açlığı silah olarak kullanarak genişletmektedir. Gazze'de bugüne kadar yüzlerce Filistinli açlıktan dolayı hayatta kalamamış, bu kişilerin 154'ü çocuk olmak üzere 459 kişi hayatını kaybetmiştir.
Bedenleri aşırı zayıflama sebebiyle sadece kemik ve deriden ibaret olan çocuklar, kaçınılmaz ölümle her gün biraz daha yakınlaşırken, çocuklarına gözleri önünde çaresiz kalan Gazzeli anneler büyük acı çekiyor.

8 KİLOLUK OĞLUNU TAŞIMAKTAN KORKAN GAZZELİ ANNE
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda bir çadırda yaşayan ve beyin atrofisi hastalığına sahip 10 yaşındaki Nafız Muhammed Nasr, ilaç ve gıda kıtlığı nedeniyle artık yürüyememekte.
Yaşına göre ortalama 30 kilogram olması gereken Nafız, neredeyse bir kemik yığınına dönüşmüş ve şu anda sadece 8 kilogram ağırlığında.

ÇARESİZLİK İÇİNDELER
İsrail saldırıları sonucunda Tuffah Mahallesi'ndeki evlerini terk etmek zorunda kalarak Nusayrat Mülteci Kampı'nda bir çadıra sığınan 7 çocuklu anne Rim Nasr, oğlunun durumu hakkında şunları anlattı:
'Oğlumu hastaneye götürüyorum. Birkaç gün önce Aksa Şehitleri Hastanesi'ne götürdüm. Doktorlar 'ilaç olmadığı için yapabileceğimiz bir şey yok' diyor ve sadece serum veriyor. Bu da su gibi, hiçbir işe yaramıyor. Oğlumun ellerine ve ayaklarına dokunduğumda acı çekiyor. Kemikleri çok ince. Oğlumu kaldırıp taşımaktan korkuyorum çünkü kemikleri kırılabilir.'

10 YAŞINDAKİ NAFIZ, 4 AYLIK BİR BEBEĞİ ANDIRIYOR
Oğlunun savaştan önce normal bir çocuk gibi yürüdüğünü ve yemek yiyip içtiğini söyleyen Rim, "Oğlumun kilosu eskiden iyiydi. Konuşamıyordu ama 'anne' ve 'baba' diyebiliyordu. Normal bir çocuk gibi yaşamaktaydı. Ancak savaş başladığından beri yürüyemez hale geldi. Şu anda 4 aylık bir bebek gibi, ayakta duramıyor ve düşüyor." dedi.

"OĞLUM İÇİN İÇİM KAN AĞLIYOR"
Rim, "Savaşın ikinci yılındayız ve oğlumun ne hale geldiğini görüyorum. Çok değişti. Her hastaneye götürdüğümde kilo kaybettiğini söylüyorlar. Kendimi ölü gibi hissediyorum. Oğlum için içim kan ağlıyor. Onun tedavi olmasını ve diğer çocuklar gibi yürümesini istiyorum." diyerek yaşadığı çaresizliği ifade etti.












